Bitmeyen Yaz
Åžub 13th, 2008 by hikaye
Yalnız bir çocuk sayılırdım,pek arkadaşım yoktu ve 18 yaşıma gelmeme raÄŸmen henüz bir sevgilim olmamıştı. Yalnız geçen yıllarım boyunca öğrendiÄŸim bir ÅŸey varsa o da yalnızlığın insanın hayal gücünü kuvvetlenmeye,çalışmaya zorladığıydı. Sıkıntımı gidermek için pek çok ilginç fikir üretmiÅŸtim. Tabii fikirlerde bir süre sonra yetmemeye baÅŸladı bende hayal gücümü kullanarak fantezilerimi geniÅŸlettim. Daha önce bilmediÄŸim yönlerimi keÅŸfettim…Bunlar arasında en önemlisi kadın ayaklarına olan ilgimi keÅŸfetmemdir ki zaten bu sayfalarda bu konuyla ilgili yaÅŸadığım olaylar yer almaktadır. GittiÄŸimiz otel Alanya-Manavgat yolu üzerinde bir yerdi. Oteldebizden baÅŸka bir tane Türk aile vardı ve gerisi yabancıydı. Gerçekten muhteÅŸem bir görünümü vardı ve yenilik kokuyordu. Daha sonradan öğrendim ki otelin ilk sezonuymuÅŸ. Odama yerleÅŸtim.Ailem hiç olmazsa onlardan ayrı bir odada yatmama göz yummuÅŸtu. Manzarası güzeldi. Camdan denizi ve havuzu gayet rahat görebiliyordum. Vakit kaybetmeden havuza doÄŸru yollandım. İki gün geçtiÄŸinde sıkıntıdan patlamak üzereydim,içimden sürekli beni buraya getirdikleri ve yalnızca sıkılmamı saÄŸladıkları için aileme sövüyordum. Yalnızdım çünkü utangaç olmam,kızlara ya da diÄŸer insanlara yanaÅŸamamam yetmiyormuÅŸ gibi çevremdekilerin neredeyse tamamı yabancıydı. Biraz İngilizcem vardı hatta iyi konuÅŸuyor sayılırdım ama konuÅŸacak cesareti kendimde bulamıyordum. İki günümüde havuz kenarında ve denizin açıklarında geçirmiÅŸtim. Havuz kenarına iniyordum çünkü kendimi bir ayak cennetinde hissediyordum. Nereye baksam birbirinden güzel kadın ayaklarıyla karşılaşıyordum,güneÅŸ gözlüğümün ardından her ayağı inceliyor hepsiyle teker teker fanteziler kuruyordum. Yabancıların bu tür konularda daha esnek olduÄŸunu düşündüğümden biraz umutlanıyordum. Belki durumumu farkeden bir Polonyalı yada Avusturyalı o güzel iki ayağı bana ikram edebilir diye düşünüyordum ama bu umutlarım düşündükçe sönüyor fanteziden öteye gidemiyordu. Denizde açılmayı çok severim,açıklardayken kendimi kıyıda yüzen insanlardan üstün görürüm. Ayrıca kıyıdaki kafalar birer benek olunca da yalnızlıktan korkar ne kadar kuvvetim varsa kullanarak kıyıya doÄŸru bir depar atarım. İşte oteldeki ilk iki günümde havuzdan ayrıldığım zamanlarda yaptığım tek ÅŸey de buydu. Açıl…. sonra geri gel…. tekrar,tekrar…. İkinci günün akÅŸamı aileme minnet borçluydum. AkÅŸam yemeÄŸini ayrı yiyordum ve yalnızlığıma küfürler yaÄŸdırıyordum. Bir ara masamdan kalktım ve bira almak amacıyla fıçıların oraya giderken bizimkilerin yanına uÄŸramaya karar verdim. Onlar yemeklerini kapalı kısımda yiyorlardı,içeri girdim ve ÅžOK!!!! Bizimkilerin yanında fazladan dört kiÅŸi daha vardı. İki masayı birleÅŸtirmiÅŸ, çevresine dizilmiÅŸ ve koyu bir muhabbete dalmışlardı. Baba olduÄŸunu tahmin ettiÄŸim kiÅŸi 50li yaÅŸlarda görünüyordu ve karısının da ondan farkı yoktu. Babamın karşısında genç görünümlü iki kız oturmaktaydı,bir an umutlansam da benden büyük olduklarını anlayınca hevesim kursağımda kaldı. Bir kez daha yıkıldım,yalnızlığıma söverken iki tane muhteÅŸem kızla tanışma fırsatı doÄŸuyordu ama kendilerinden küçüklerle uÄŸraÅŸmayacakları kesindi. Masaya yaklaÅŸtım,gözler bana döndü, utancımdan yerin dibine girecektim. KeÅŸke ÅŸu anda denizin dibinde yalnız olsam diye geçirdim içimden. Masadakilere merhaba dedim. Hepsiyle tokalaÅŸtım,umudum söndüğü için masadan uzaklaÅŸmaya niyetliydim ama babam bakışlarıyla oturmamı emretti,emir demiri kesiyordu. Oturdum.YaÅŸlı amcanın adı Kaandı.Kaan amca, eÅŸi Serap Hanım,kızları Banu ve Özlem beni süzdüler. Dış görünüşüm çok hoÅŸtur ve kibar bir insanımdır. İlk izlenimler iyi olmalıydı ki yüzler gülümsemeye baÅŸladı, arkasından da soru yaÄŸmuru…. İki saate yakın bir süredir masadaydık.Bu yeni aileyle pek samimi olmuÅŸtuk.Ankarada yaÅŸadıklarını öğrenince bizimkiler iyice keyiflendi çünkü bizde Ankaradaydık.Sohbet boyunca birçok kere söze karıştım,onlarla güldüm ve yalnızlığımı unuttum. Banu 26 yaşında çok güzel bir kızdı.Ankara Üniversitesini bitirmiÅŸ, iÅŸ arıyordu. Uzun,dalgalı,kumral saçları ve ÅŸahane fiziÄŸiyle beni nefessiz bırakıyordu.Özleminde ondan aÅŸağı kalır yanı yoktu.Ablasından sadece iki yaÅŸ küçüktü ama fiziÄŸi onunla yarışıyordu,kızıl saçları mavi lensleriyle kimbilir ne canlar yakıyordu.Bilkent Üniversitesi mezunuydu ve staj yapıyordu. İkisinede aşık olmuÅŸtum.Ama maalesef onlara abla diye hitap etmek zorunda hissediyordum kendimi. YemeÄŸimi kendi masamda bırakıp gelmiÅŸtim ve haliyle hala açtım.Masadakilere durumu izah ettim ve açık büfeye doÄŸru yollandım.Banu Ablada benimle kalktı ve tatlı masasına yöneldi.Beni pek sevmiÅŸe benziyordu.İkide birde takılıyor,ÅŸakalar yapıyordu. Yemekleri alınca ondan tarafa yöneldim.Gülümsedi,tatlılar hakkında yorumlar yaptık,bolca güldük.Masaya dönmeye hazırlanıyordu ki Banu Ablanın tabağındaki yaÅŸ pastalardan biri yere düştü.Bir kısmı ayağının üzerine dökülmüştü. O ana kadar nasıl dikkat etmediÄŸime ÅŸaşırıyordum.İnanılmaz güzel ayakları vardı.Hayatımda gördüğüm en güzel ayaklara sahipti,çok seksi bir çift siyah terlik güzelliklerini pekiÅŸtiriyordu. O ayakların üzerindeki pastayı yalaya yalaya yemek ne güzel olur diye düşündüm.Biraz fazla düşünmüş,dalmış olmalıyım ki Banu Abla beni dürtmek zorunda kaldı.Hemen başımı kaldırdım. “YiÄŸitçim ÅŸu tabakları tutar mısın?” diye sordu.İsteÄŸi yerine getirim.Masadan bir peçete aldı ve özenle ayağını temizledi.Bana iÅŸi biraz uzatıyormuÅŸ gibi geldi.Acaba az önceki dalgın anımda düşündüğüm ÅŸeyleri anlamış mıydı?Yok canım nereden anlayacaktı….. Güzelce temizledikten sonra ayaÄŸa kalktı,peçeteyi masanın kenarına koydu ve elimden tabakları aldı. “TeÅŸekkür ederim,zahmet oldu sana.” dedi.Bende önemli olmadığı yolunda birÅŸeyler geveledim.Hem heyecandan hem de çekingenliÄŸimi hala üzerimden atamamış olmamdan dolayı sesim çıkmıyordu. Arkasına döndü ve masaya yollandı.Bende kendime tatlı almaya baÅŸladım,peçete gözüme takıldı.Heyecandan benimki kalkmıştı.Etraftakilere çaktırmadan peçeteyi elime aldım,aÄŸzımı siliyormuÅŸ gibi yaparak üzerindeki pasta parçacıklarını yaladım.O parçacıkların az önce Banu Ablanın ayağından,parmaklarından geldiÄŸini düşününce zevkten boÄŸulacak gibi oldum.Hayatımda ilk kez bir kadın ayağının tadına,dolaylı yoldan da olsa bakmış oluyordum…. Masaya döndüğümde kendimi toparlamıştım.Bütün bu olanların yalnızca üç yada dört dakika sürdüğüne inanamıyordum,bana saatler gibi gelmiÅŸti.Banu Abla ve Özlem Ablayla muhabbete daldım,benimkilerde yeni tanıştıkları arkadaÅŸlarıyla muhabbet ediyorlardı. Oteldeki milli bütünlük saÄŸlanmıştı.İki Türk aile idik ve arkadaÅŸ olmuÅŸtuk,artık yalnız deÄŸildim.Banu ve Özlem Ablalarım beni sevmiÅŸlerdi.Tabiki kardeÅŸ olarak ama olsun genede yalnızlıktan kurtulmamı saÄŸlamışlardı.Keyfim yerindeydi….. Saatler ilerleyince büyükler esnemeye baÅŸladılar,çok geçmeden Kaan amca ve Serap teyze izin istediler,bizimklerde onları bekliyormuÅŸ Beraber kalktılar,odalarına yollandılar. Üçümüz kalmıştık.Saat gece biri geçiyordu. Yemekler yenmiÅŸ,masalar boÅŸaltılmış,havuz kenarındaki masalar tekrar düzenlenmiÅŸti.Gecenin bu en keyifli dakikalarını seven turistlerin bir kısmı hala oturuyorlardı.Bir süre daha muhabbet ettik.Mutluydum ama hala kendime kızıyordum. Gene çekingenliÄŸim tutmuÅŸtu,bir laf etmek için beÅŸ dakika uÄŸraşıyordum.O sırada Özlemden sahile yürümek gibi bir teklif geldi. artık abla diye yazmayacağım çünkü zor oluyor YavaÅŸ yavaÅŸ sahile doÄŸru inmeye baÅŸladık.Karanlık çok güzeldi.AÄŸustos böc
ekleri ötüyor, uzaklardan kurbaÄŸa sesleri geliyordu.Ay denize yansıyor,dan seden yakamozlar oluÅŸturuyordu. Karanlıkla nice yalnız geceler paylaÅŸmıştım ama ilk defa gözüme bu kadar güzel göründü. “PÅŸÅŸt” sesiyle irkildim.Gecenin güzelliÄŸine kendimi kaptırmış olmalıyım ki hızlanmış ve onları biraz gerimde bırakmışım. Kızardım ve bunu gizleyen karanlığa teÅŸekkür ettim.Gülümseyerek onlara yaklaÅŸtım. Durumu açıkladım.Ve geceden konuÅŸmaya baÅŸladık.Sahilde yaklaşık yarım saat bir aÅŸağı bir yukarı yürüdük ve kendimizi ÅŸezlonglara attık.Gerçekten çok iyi insanlardı.ÇekingenliÄŸimi fark etmiÅŸler,fazla üstüme gelmeden ondan kurtulmamı saÄŸlamışlardı.Üçümüzde ÅŸezlonglarımıza uzandık ve sessizliÄŸi dinlemeye koyulduk. Tekrar konuÅŸmaya baÅŸladığımızda konu yemeklere geldi.Hepimiz otelin yemeklerini beÄŸenmiÅŸtik. Hele ben o yaÅŸ pastaya bayılmıştım Laf açık büfedeki olaya geldi, Banu olayı Özleme anlattı.Anlatırken muzip muzip gülümsedi,göz kırptı. Yattığım ÅŸezlong rahat deÄŸildi ama ben neredeyse onun üzerinde uyuyacaktım.”Odalara dağılalım mı?” diye sordum ve “Daha erken” cevabını aldım.Çok uykum vardı saat bayağı ilerlemiÅŸti.”Benim çok uykum geldi,o zaman ben gideyim” desemde fayda etmedi. Oyun bozanlıkla suçlandım. “Hiç olmazsa burada yat,biz giderken seni kaldırırız” dedi Özlem.”Tamam ben yatıyorum o zaman” dedim ve kalktım. Deniz kenarına indim ve oraya uzandım.Sular arasında yatmak çok güzeldi.Ritmik aralılarla dalga geliyor göğsüme kadar çıkıyor ve çekiliyordu.Koyun sayarmış gibi dalgaları sayarken uyumuÅŸum. Aradan ne kadar geçti bilmiyorum ama birileri bana sesleniyordu.Zorlukla gözlerimi açtım,Banu ve Özlem tepemde dikilmiÅŸ beni uyandırmak için sesleniyorlardı.Uykunun öyle güzel yerinde uyanmıştım ki gözlerimi açamıyordum.Banu “Hadi YiÄŸiiit” diyerek ayağıyla omzuma bastırdı,birden bütün sinirlerim bir hoÅŸ oldu.O muhteÅŸem ayaklar omzuma bastırıyordu.Rüya gördüğüme emindim. Özlemde “Hadi YiÄŸiit gidiyoruz kaaaalllkk” diye katılınca rüyada olmadığımı anladım. Dalgalar hala ritmik bir ÅŸekilde gidip geliyordu.Uykumun açılması için sulara doÄŸru yuvarlanmaya baÅŸladım. Gelen ilk dalga uykumu aldı,ikincisi iyice açılmamı saÄŸladı ve üçüncüsü boÄŸazıma kaçtığı için öksürmeme neden oldu.Artık uyanmıştım.Ben dalgalarla uÄŸraşırken onlarda arkamdan suya girmiÅŸlerdi.Su bileklerinin biraz üstüne geliyordu.Kalkmaya hazırlandım,dört ayak üstüne kalktığım sırada Özlem ayağıyla beni sulara doÄŸru ittirdi. “Uyanmadın oÄŸlum biraz daha kal suda” dedi,gülüşüp duruyorlardı. Tekrar öksürmeye baÅŸladım,sırt üstü devrilmiÅŸtim suya o sırada üzerimden bir dalga geçti,gözlerim haÅŸlandı tuzlu sudan.Tekrar kalkmaya çalıştım ama Özlem tekrar ittirdi ayağıyla ve bu sefer ben devrilince üzerime çıktı.Gülüp duruyordu.Dalgalar yüzünden mahvolmuÅŸtum,Özlem üzerimde olduÄŸu için kalkamıyordum,üzerimde onun ağırlığı varken öksürmek çok zordu ve beni harap düşürmüştü.Artık her dalga aÄŸzıma burnuma giriyordu.Tekrar öksürmeye baÅŸladım,Özlemde fazla ileri gitmeden üzerimden indi.Her ikiside gülmekten ölüyorlardı. Gülerken bir yandan da “Uykucular iÅŸte böyle uyandırılır” diye laf atıyorlardı bana.Güç bela ayaÄŸa kalktım,kıyıya çıktım ve kumlara uzandım. Gece çok soÄŸuk geldi birden.Üşüdüm..son bir kez öksürdüm.Onlarda yanıma uzandılar.EÅŸek ÅŸakalarını nasıl bulduÄŸumu sordular.Ne cevap vereceÄŸimi bilemiyordum.Özlemin çıplak ayaklarıyla beni ezmesinin beni heyecandan geberttiÄŸini mi yoksa tuzlu dalgalar arasında boÄŸulmak üzere olduÄŸumu mu söylemeliydim.İkinci şıkkı seçtim ve biraz sert bir sesle “Beni neredeyse öldürüyordunuz” dedim.Gelen cevap beni tekrar ÅŸoka sürükledi. “Ne yani benim üstüne çıkmamdan hoÅŸlanmadın mı?” diye sordu Özlem. Ne diyeceÄŸimi düşünürken fazla vakit geçirmiÅŸ olmalıyım ki devam etti